Yansın

Sıcak! Cehennemden salınmış kavuruyor etrafı. Kırmızımsı turuncu, hırçın alevler boyumu geçti. En ufak bir esinti yok ki, havada öbek öbek dolaşan dumanı alıp götürsün. Çatırdama sesleri odayı doldurdu. İşte bir tane daha! Bu seferki hangi eşyadan geldi acaba? Ne kadar çok devrilen eşya var… Alevler sarmamışken hiçbir eşya devrilebilirmiş gibi durmuyordu. Hiç başlatmasa mıydım şuOkumaya devam edin “Yansın”

Köpek Sahiplenmeden Önce: Enerji Denklemi

Birlikte yaşadığım hayvanlar arasında en zoru köpek oldu. Herkesin aklına ilk gelen; apartmanda yaşamanın ve sabah-akşam tuvalet için dışarı çıkacak olmanın dışında insanların atladıkları en önemli noktalardan biri sahiplendiğiniz köpekle sizin enerjinizin tutup tutmayacağıdır. Bazı sağlık sorunlarım nedeniyle sporla pek aram yoktur. Bir süre düzenli yapıp sıkılınca başka birşeye yönelme huyum da vardır. İşim gereğiOkumaya devam edin “Köpek Sahiplenmeden Önce: Enerji Denklemi”

Yılan

            Benim için bu harfleri kağıda dökmek yüreğimi ince ince  dağlamaktan farksız. İniltiyi, hıçkırığı müzik sandığımız bunca yıldan sonra bu da acı mı diyeceksin. Sen zaten hep böyleydin. Sen… açıkça sevdiğim basitçe nefret ettiğim, kokusunu içime çektikçe ilk soluğumun tadı, kuruyunca solan umutlarım; biricik çiçeğim. Gün içinde gözlerimin aradığı, gecenin karanlığında bana ulaşamayacağın kadar uzaktaOkumaya devam edin “Yılan”

Yağlıboya Tablo

Uyku, göz kapaklarına bir avcının yeni ele geçirdiği avının üstüne kapanması gibi çöreklenmişti. O an yatak ona kutsal bir son gibi görünüyordu. Bu kutsal sona ulaşabilmesi için  ayinsel bir temizlik yapması gerekiyordu. Elbiselerini çıkarıp, yatağın ayak ucundaki sandalyesinin üstüne fırlattı. Ancak yarı kapalı gözlerinin oyununa gelmiş olacak ki; kazağı sağa kayarak duvarla sandalye arasına girdi.Okumaya devam edin “Yağlıboya Tablo”

Söylence

Karlı bir tepenin üstündeyim. Aşağıya baktığımda gördüğüm; diğer karlı tepeler. Bağırsam tüm karlar yıkılıp gidecek ama gene de tepeler yüklerinden hiç kaybetmeyecekler. Bir kanat gölgesi düştü kristal zemine. Kanatlarının uçlarındaki ayrık tüyleri görebiliyorum. Uçuyor. Uçuyor ulu kartal daha yükseklere, daha yükseklere. Ne yazık, onun çıkabildiği yüksekliğe benim gözlerim erişmiyor bile. Hayır, bu bir kartal olamaz.Okumaya devam edin “Söylence”